|
Psıne Dergisi No:3–2008
Davur Cafer
Çeviri:
Atalık Rafet
kafkasfederasyonu.org

1942 yılının
bahar ayı.
Ayakta
duramayan erkek ve kız çocuklarını yük kamyonlarına
yerleştirip Ladojske(Ладожске) gölünden geçmek üzere,
erimeye yüz tutmuş buzun üstüne sürüyorlar. Yükü
taşıyamayan buzlar yarılıp çocuklar suyun içine
dökülüyorlar. Bir taraftan da Almanlar aralıksız top
atışlarıyla etrafa mermiler yağdırıyorlar. Kurtarılan
çocuklar tekrar kırılan buzlar arasından suya batıyorlar.
Sorumlular kurtarmaya çalışıyorlar.
Bu zor
şartlar altında çocukların çoğu Leningrad kuşatmasından
kurtarılıyorlar. Kurtarılsalar da durumları pekiyi değil,
yaşam şartlar çok kötü. Aç susuz olarak bindirildikleri
trenin soğuk vagonlarında Armavir şehrine kadar geliyorlar.
Çocukların götürülecekleri yerleri belli idi. Hedef Marıkhu(Марыхъу)
geçidinden Gürcistan’a varmak. Çocukları götürdükleri
taşıttan, Krasnodar’a bağlı Kuranne yerleşim bölgesinde
indiriyorlar.
Ancak
yolcular burada kötü bir haber alırlar, Almanlar bu
bölgelere de yaklaşıyorlardı. Bu sefer bulundukları yerde
dört tane at arabası kiralayıp çocukları bu arabalara
bindirerek, uzun ve çok yüksek yerlerden gidecek olan bir
yolculuğa koyuluyorlar. O yolculuğun nasıl geçtiğini o
zamanlar 4 yaşında olan Jdanov Viladimir, hiçbir
zaman unutamadığı anılarını hep anlatıyor. Olayı anlattığı
her seferinde de Viladimir gözyaşlarını tutamıyor.
—Yolculuk
ilerleyip Besleney köyüne yetişinceye kadar çok yerleşim
birimlerinden(köy, kent) geçtik, ancak bizleri hiçbir yerde
durdurmadılar. Besleney köyünü ortasındaki durduğumuz yer
bugün gibi gözlerimin önünde duruyor.

Solda, küçük Marik (soyadını
bilmiyor).sağda şimdi Ağarjanokua Musa.
Bizim
başımızdaki eğiticiler, Kafkas Rus savaşlarından haberdar
olduklarından bizlerle sessizce konuşuyorlardı: «Çerkes
bölgesine geldik burada yaşayan halkın bizleri nasıl
karşılayacaklarını bilmiyoruz, sessiz durun» diyorlardı.
Ancak biz o kadar güçsüz duruma düşmüştük ki konuşacak
halimiz kalmamıştı, düşünecek, korkacak durumumuzda yoktu,
zaten çoğumuz hastalanmak üzereydik, zor nefes alıyorduk.
Bir şeyler duyuyorduk anlamadığımız dilden. «Starosta-Muhtar»
Rusça sözcüğünü sıkça duyuyorduk. «Mırzabeç» sözcüğü
de sıkça tekrar ediliyordu. Sonradan anladığımıza göre
Mırzabeç, Vekute(Уэхъутэ) sülalesinden olup köyün
yöneticisi(Thamade) imiş.

Solda, küçük İvanova. Sağda, şimdi
Ğuke Fatime.
Leningradlı
çocuklarının Besleney köyünde nasıl büyütüldüğünün
anlatıldığı yazılarda isimleri güzel sözlerle anılan
kişiler: Köyün thamadesi Vekhute Mırzabeç, yönetimin
başında olan Şocen Sait, Kolhozun müdürü Lakh Hüseyin'di.
O gün köyün ortasında Leningradlı çocukların başına kadın
erkek çok insan toplanmıştı.
—Bizim bir
an önce gitmemiz lazım diyen eğiticilerimize, bu durumda
gidemezsiniz diyerek karşı çıkanlar o üç kişi idi.
Vekhute Mırzabeç, Şocen Sait, Lakh Hüseyin.
—Yarı ölü
halindeki çocukları nereye götüreceksiniz, yolda bu
çocukların hepsi ölür. Mırzabeç orada toplanan komşularına
kim çocuk almak ister? diyerek araştırmaya başlar.
Bu günde
hayret ediyorum, savaş devam ediyor yokluk çok, ben karnımı
doyuramıyorum bu şartlarda kimin çocuğunu alıp nasıl
besleyebilirim diyen olmadı. Arabalarımızın etrafını çevirip
çocukların hepsini birer, birer paylaştılar. Ben çok kötü
durumdaydım kıvrılmış yatıyordum. Babayiğit bir adam başıma
dikildi bana sordu:
—Adın ne?
—Volodya(Волoдя),
- zor konuşabiliyordum.
—Volodya,
benim oğlum öldü, sen oğlum olur musun? diye sordu fakat
vereceğim cevabı beklemeden, haydi bize gidelim dedi. O
güçlü kuvvetli elleriyle sanki tüy gibi beni kaldırıverdi.
Giderken kendisini bana kısaca anlattı. Sonradan benim babam
oldu, adı Tsey Said(Цей
Сэхьид)
idi. Hanımı Meremkhan ile kızları beni güler yüzlerle
karşılamışlardı.

Solda küçük Viktor (soyadını
bilmiyor). Sağda şimdi Adzin Ramazan.
Benim
götürüldüğüm gibi Ağarjanokua Yakub ile Kukue erkek
çocuk Marik’i aldılar. İvanov Katya Vekhutegilde
yaşamaya başladı, onların çocuğu oldu. Voronin Viktor’u
Adzingil, Küçük Saşe’yi Jajagil aldılar. Almanlar
tamamen yaklaşınca, köyün yetkili yöneticileri çocukları
ilgili yerlerden, alanların evlatları olarak kayıtlara
geçerek, çocukları evlat olarak alanların kızları, oğulları
olduğuna dair kimliklerde düzenlendiler.
Böylece:
Jdanov Viladimir – Tsey Viladimir.
Marik – Ağarjanokua Musa.
Voronin Viktor – Adzin Ramazan.
İvanov Katya – Vekhute Fatime.
Saşe – Xej Ramazan Oldu.
Köye gelen çocukların diğerleri de yeni isimlerini alarak
kayıtlara geçtiler.
Peki,
onların yaşantıları nasıl geçti? Tsey Viladimir
devletin ünlü Şaxter’i(madenci). Kendisine verilmiş başarı
belgeleri var. Vekhute Fatime fabrikada çalıştı, çok
başarılı 6 evlat yetiştirdi, hepsi evlenip Adıge vınağue
oldular. Her birinin çok güzel hayatları var. Adzin
Ramazan ile Xej Ramazan çok usta şoför olarak
çalışıyorlar. Ağarjanokua Musa öğretmen oldu.
Diğerleri de her biri birer meslek sahibi olarak yaşamlarını
devam ettiriyorlar.

Solda, küçük Jdanov Volodya. Sağda
şimdi Tsey Viladimir.
Leningrad
çocukları ile ilgili birkaç kez yazı yazdım. Bu konu ile
ilgili belgesel film çekildi. Karden Hasanbiy konu ile
ilgili olarak piyes yazdı. Bu konu ile ilgili olarak
Besleney halkına duyulan saygı her zaman her yerde
anlatılmaktadır. En önemlisi o çocuklar şimdi büyük
insanlar, onlar kendilerinin çok şanslı olduklarını
söylüyorlar.
Bir gün
İvanova Katya’ya sormuştum:
—Adıge
olmadığın için sana başka gözle baktıkları oldu mu?
—Allah için
söylüyorum başka gözle bakmak şurada dursun, bana kendi
çocuklarından daha çok ihtimam göstererek, daha sevecen
gözlerle bakarak beni yetiştirdiler. Şimdi eşim olan Ğuke
Nuh görevli olarak başka yerde idi, bana dünürcü gelmeye
başlayınca, Nuh’un annesi benden başka gelin istemediği için
yataklı hasta oldu ve acele olarak oğlunu yanına getirdi.
Düğünümüzde de ayağa kalktı oynadı.

Sağda Vitya(Ramazan),
Solda onu torunu(kuerılxu) olarak kabul eden Bayan Kare.
—Altı
çocuğumun bana akraba yaptıkları aileler ile onların
çocukları kapımıza gelince kendi kendime düşünüyorum: Acaba
Leningrad da kalıp bir Rus ile evlenseydim böyle kısmetli,
mutlu bir hayatım olur muydu? «O sorunun cevabını kendim
veriyorum hayır olamazdım». Fatime şimdi akrabalar beni
arasalar da bulamayacaklar diyor biraz üzgün, birazda
gülümseyerek. İvanova Katya idim Vekhute Fatime
oldum, sonra Vekhute Fatime idim Ğuke Fatime
oldum. Hangisini arayacaksın? İçimden gelen duygularla
diyorum ki, beni alıp büyüten Vekhute Abdurrahman ile
Şaşe nin bende emekleri çok, hiçbir şeyimi eksik
bırakmadılar onlara çok büyük saygı duyuyorum.
Katya çok
yerler gezdi Leningrad çocuklarının mutlu yaşantılarını
onların mutlu sonlarını her yerde anlatarak yaşadı.

Bir gün
caddenin başında oturan Leningradlı o küçük sarışın kız
Alman subayının geldiğini fark eder.
—Kom, kom
diyerek el eder. Fakat çocuk korkarak komşularının avlusuna
kaçar. Katya'yı gören komşuları çocuğu saklayarak, hemen
yanlarına kendi çocuklarını alıp Alman subayının karşısına
dikilirler. Onların da sarışın kız çocukları vardı,
—Nayn, nayn
, -Alman subayı tabancasını çekerek avlunun içinde dolaştı
fakat bir şey bulamadı.
«Ben
size gösteririm»
der anlamında elini sallayarak çıkıp gider.
—Katya
bu yaşadığım olayı Adıgelerden başkasının yapabileceğini
inanmıyorum diyor.
Tsey
Volodya da kendisini büyüten aileye saygı duyduğunu
ifade ediyor. Volodya'ya annelik yapan Meremkhan
tarlaya çalışmaya gitmeden önce çocukların yiyecekleri
yemekleri yapar, kaytanın payını ayırır ondan sonra giderdi.
Giderken de Volodya'nın yemeğinin mutlaka yedirilmesini
çocuklarına sıkı, sıkı tembih ederdi.
—Bu hadiseyi
her zaman hayret ederek hatırlıyorum. O iki kız
kardeşimdeki, küçük yaşlarda kendilerinde olan güzel
davranışları kim nasıl kazandırdı. Ben yemek yerken kız
kardeşim olan ikisine de benimle birlikte yemeleri için
ısrar ettiğim halde yemezlerdi. O senin hakkın sen iyi
beslenip yeniden sağlıklı güçlü olman gerekir (Ар уи
1ыхьащ къару зэбгъэгъуэтын хуещ - Ar vi ıhaş karuv
zebğağuetın xueyş) diyorlardı. Bu güzel davranışların
sahibi kızlar Lele ile Lale idi.
—Volodya,
ömür boyu hiç unutmadım, her zaman saygı duydum o üç
anneye. Biri beni doğuran annem Anya, diğerleri beni
büyüten Meremkhan ile Matse. Onlar gibi iyi kalpli
insanların dünyada olacağına inanmıyorum.

Besleney
köyünde büyütülen tüm çocuklar anlaşmış gibi hepsi aynı
güzel duygularını ifade ediyorlar. Hepsi ayrı, ayrı birer
Adıge ailesi oldu, çocukları oldu, torunları oldu.
Besleney
köyünde böyle örnek bir davranışın ilelebet anılması için,
bu çocukları yedirip, giydirip onları çocukları gibi
yetiştiren aileler adına bir anıt dikildi.
Anıtın daha
güzel bir duruma getirilmesi için Karaçay-Çerkesk hükümetine
başvuruda bulunuldu. Yapılan yeniliklerden sonra üzerine
«Besleney halkına saygı duyuyoruz(saygıyla eğiliyoruz)»
yazılacak.
ПСЫНЭ-PSINE
|