İngilizce Metin için tıklayınız.

 

Abhazya’nın Normalleşme Sürecine Girmesi İçin Çıkar Yol

28.02.2008

Yulia Latynina (Moskova’nın Sesi Radyosu)

Çev: Berat Yıldız / KAFFED


Kosova artık bağımsızlığını ilan etti. Rusya ise bu süreçte Gürcistan’ın ayrılıkçı iki bölgesi Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlık olasılığını kaale dahi almamış dahası bu durumdan mümkün olduğu kadar zevk alan bir seyirci durumunda idi.

Ruslar bu tanınmayan cumhuriyetler konusunda Yurtseverler ve Liberaller olarak iki ayrı kampa ayrılmış vaziyetteler.Yurtseverler Kosova’nın Sırbistan’ın bir parçası olması gerektiğine inanırlarken Abhazya için bu durumu tamamen farklı görüyorlar ve Abhazya’nın Gürcistan’ın bir parçası olmaması gerektiğini savunuyorlar. Liberaller ise Kosova’nın bağımsız olmasını gerekli görürken Abhazya’nın durumunun bundan farklı olduğunu düşünüyorlar.

Görüldüğü üzere Yurtseverler ve Liberaller aşağı yukarı aynı görüşleri paylaşıyorlar. Her iki grup ta Kosova ve Abhazya’nın birbirinden çok ayrı iki mesele olduğu üzerinde anlaşmış durumdalar.

Şahsi fikrime göre ise bu iki vaka birbirinden farksız. Hem Sırbistan ve hem de Gürcistan Sovyetler Birliği’nden ayrılarak bağımsızlıklarını kazandılar. Bağımsızlıklarını elde ettikten sonra her ikisi de kendi toprakları üzerindeki etnik azınlıklara ciddi baskılar uyguladılar; Gürcistan’daki bu savaş olarak cereyan etmiş iken Sırbistan’daki soykırım idi. Bu yüzden bu iki küçük ülke bir anlamda Sovyetler Birliği’nin minik versiyonları olmaya karar verdiler. 

Daha sonra her iki devlet rejim değişikliğine gittiler ve şimdiki liderleri seleflerinin yaptıkları yanlışları tekrarlamadılar.

O halde Kosova ile Abhazya arasındaki en belirgin fark nedir? Aslında bu fark Abhazya ve Kosova’dan ziyade Avrupa’nın Kosova konusundaki resmi tutumu ile Kremlin’in Abhazya’daki pozisyonu ile alakalı bir durum.

Avrupa’nın Kosova konusundaki politikası gayet rasyonel. Kıtanın göbeğinde zayıf bir yarı-devlet niteliğinde birşeyi desteklemek istemiyor. Kendi ayakları üzerinde durabilecek bir Kosova’nın da Kosova’nın bağımsızlığını kabul etmeden mümkün olmadığının farkında. 

Görünüşe göre Moskova Abhazya’ya yardım ediyor fakat uygulamaları Abhazya’nın asla bağımsızlığını kazanamayacağını da garanti ediyor! Eğer Rusya cidden Abhazya’daki koşulların iyileşmesini istiyorsa iki şeyi durdurmak zorunda. İlki Rus-Abhaz sınırındaki saatlik geçiş uygulamasının ertelenmesine artık son verilmesi diğeri ise Rusya’nın Abhaz-Gürcü sınırındaki askeri provokasyon hareketlerini durdurması. Rusya bu iki şeyi durduğunda Abhazya’daki halk da zaten normal yaşamlarını idame ettirebilecektir.  

Aslında gerçek problem de Rusya’nın Abhazya’da normal hayat istememesi. Hiçbir turist –çok fakir olanlar dışında- sınırda bitmez tükenmez beklemeleri kabul edip Abhazya’yı ziyaret etmeyi denemeyecektir bile. Dağlık bölgelerdeki sürekli çatışmalar da olası yatırımcıların önünü kesmekte. Kısmî telafi anlamına gelen Moskova’nın Abhaz sakinlerine verdiği Rus pasaportu ve bununla beraber sağladığı emeklilik ve sosyal haklar da ülkeyi Moskova’ya daha fazla bağımlı kılma niyetini gütmekte. Gerçekte Rusya, Abhazya halkı ile Abhazya’nın Gürcistan ile yaşadığı problemlerden daha az ilgilenmektedir.

Abhazya’nın kaderi bağımsız olmakla çizilmiştir. Gürcistan ile olan savaşı kazandıktan sonra bu küçük ülke bir nevî Tiflis’den bağımsız olmanın tadına varmıştır. Ayrıca Gürcistan’ın Abhazya’yı ancak dar ve geçişi tehlikeli bir vadi olan Kodor’u kullanarak işgal edebilecek olması ve bu vadinin de küçük bir askeri grup tarafından dahi kolaylıkla savunulabilecek olması Abhazya coğrafyasının bir nimetidir.

Her halükarda Abhazya ile savaşa tutuşmak bir halk ile toptan savaş anlamına geldiğinden bu durumun Gürcistan açısından kabul edilemeyecek düzeyde askeri ve sivil kayıplar içereceği aşikardır. Lider Mihail Saakaşvili’de bu kadar kaybı istemediğinden ötürü ülkeyi demokratik bir ülkeye dönüştürme çabası veriyor.

Nereden bakarsanız bakın Abhazya bağımsız olmaya mahkumdur. Ve bugünün demokratik Gürcistan’ı önceki hükümetin 1992’de yaptığı gibi Abhazya’ya tankların gönderilmesi daha da kötüsü savaşın kaybedilmesinin hesabını ödemek durumundadır. Aynı şekilde Sırbistan da önceki devlet başkanı Slobodan Miloseviç’in suçlarının bedelini ödemektedir.   

http://www.themoscowtimes.com/stories/2008/02/27/007.html

 
 
 

 

..
...