DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ’NİN, SÜRGÜNÜN 141. YILINDA KADINLARIMIZA HİTABEN YAYINLADIĞI MESAJ


 

Kadınlarımıza…

Saygın ve sevecen analarımız, bacılarımız!


Şu koca dünyada Çerkes halkı varolalı beri ulusal ocağımızı tüttüren ateşimizi söndürmeyen, bebelere anadilimizi ilk dinleten ve öğreten, halkımızın törelerini, güzel değerlerini, yurt ve insan sevgisini onlara aşılayan aile mutluluğumuza, ulusal onur, gurur ve huzurumuza temel harcı olagelenler hep sizlersiniz; kadınlarımız analarımızdır.


Eşsiz Çerkes töremizin yurt sevgisinden sonra en anlamlı ve önemli ilkesi olarak kendini gösteren yaşam pratiği, kadına verilen değer ve ona gösterilen saygıdır. Bilge Nart yiğitlerinin içlerine sindirerek her zaman Seteney Guaşe'ye danışma gereği duymaları, atalarımızın, (kadın lehine en önemi şeyden bile fedakarlık edilir, anlamında; kadını yücelten) "Bzılhxuğhem pşherıh xuşhane" söylemindeki anlayışın gereğidir. Erkeğin, evladın, köyün, hatta yurdun mutluluk ve esenliği, dün olduğu gibi bugün de kadının şiddetsiz ama sınırsız gücüne, tatlı diline, beşikteki ninnisine, tükenmeyen sevgi¬sine bağlıdır.


Dünyada darmadağın, kendi anayurdumuzda bölük pörçük olduğumuz, büyük ulusların gölgeleri altında kaldığımız, pek çoğumuzun anadilimizi, ulusal kültürümüzü ve değerlerimizi neredeyse kaybeder hale geldiğimiz, günümüzün bu acımasız ve karmaşık ortamında, halkımızın yeniden derlenip toparlanması, sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmesi, ulusal varlığın ve değerlerin korunması bakımından güvenilebilecek tek güç sizlersiniz, kadınlarımızdır! Her zaman üzerimize titreyen analarımızdır.


Kendimizi ne denli büyük görürsek görelim, ne denli yüksek makamlara ulaşmış olursak olalım, içimizde bir kadının, ananın hayat vermediği, onun beşikte kundaklamadığı kimse yoktur.


Ailede dünyaya gelen her bebeğin nasıl bir insan olacağı, en çok annesinin anlayışına, onun kalbinden verebildiği gönül sıcaklığına bağlıdır. Halkımızın varlığını sürdürmesi de yok olup gitmesi de, kahramanlar yetiştirmemiz de içimizden korkak birilerinin çıkması da sizin elinizdedir.


Dünya Çerkes Birliği III. Olağan Genel Kurul delegeleri olarak bizler, yukarıda belirttiğimiz ulusal kültürümüz, gelenek ve göreneklerimiz çerçevesinde, sizin gücünüze ve becerinize inanıp güvenerek, halkımız için bugüne değin yapageldiğiniz, halen de yapmakta olduğunuz büyük fedakârlıklar karşısında saygıyla eğilerek yalvarıyor ve diyoruz ki; “Şu yer yuvarlağının hangi köşesinde yaşıyor olursanız olunuz, ama anadilimizi çocuklarınızın ağzından düşürmeyiniz! Zira hangi ulusal adla anılıyor olursa olsun, anadilini kaybeden ulus, ulus kalamaz. Dikkat edin ve anadilinden yoksun kalan evlatlarınızın ahından kendinizi koruyun. Ulusumuzun huzurunda, herhalde cevabı ondan daha zor bir sorgu, cezası ondan daha ödenemez bir suç düşünülemez.


Sizden, Çerkes ulusal onurumuzu yeni kuşaklara aktarmanızı diliyoruz, Zira, bizi diğer halklardan ayıran en belirgin özelliklerden biri, kendine hakim olmayı bilmesi, güzel ve onurlu yaşama geleneği, özsaygısı, aynı saygıyı başkalarına da gösterebilmesidir. Sizler ve evlatlarınız, nerede doğmuş, nerede yaşıyor olursanız olunuz, şunu asla unutmayınız ki; dünya üzerinde "Bu benim ata yurdumdur" diyebileceğiniz yegane toprak parçası Kafkasya'dır, Oşhamaxue’nin etekleridir, üç denizin çevrelediği vadilerdir. Sizleri hep kendi canından birer parça olarak gören soydaşlarınız, her zaman sizleri orada hasretle beklemektedir.


Şu koca dünyada adı hep iyilikle, saygıyla, onurla anılan kadınlarımız! Sizlere sesleniyor ve diyoruz ki; binlerce yıllık tarihinde kendi öz gücü ve kahramanlıklarına, bizleri bugünlere kadar getirmiş olan ecdadımıza layık olabilmek; birleşip bütünleşmiş, çoğalıp güçlenmiş, onlara layık yeni kuşaklar olarak tarihteki yerimizi yeniden alabilmek ve bu yeri koruyabilmek için tüm gücümüzü ve olanaklarımızı seferber edelim!


Bu konuda sizlere, yüce Tanrı’nın da yardımcı olmasını diliyoruz.
 

 

 

..
...