|
DÇB'nin 5. Olağan
Kongresi 28-29 Temmuz 2000 tarihlerinde Khabardey-Balkar
Cumhuriyeti'nin başkenti olan Nalçik'te toplandı. Normalde
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin başkenti olan Çerkesk
kentinde toplanılması gerekirken cumhuriyette mevcut
gerginliği daha da arttırmamak bakımından Nalçık kenti
tercih edildiği açıklandı.
Kongre öncesi günü değişik ülkelerden gelen delegeler
değişik rayonlara misafirliğe götürüldüler. Bizim kafilemiz
de Clağıstaney'e davet edilmişti. Başkanlar Kurulu nedeniyle
başkan katılmadı. Akşam yapılan toplantıda Hükümet üyesi ve
kongre organizasyon komitesi başkanı Sohroka Hauti ve genel
Başkan Boris Akbaş kongre hazırlıklarını ve kongreyi bir
güne sığdırma düşüncelerini açıkladılar. Türkiye adına bir
günde yapılmasına ve izleyicisiz oluşuna itiraz ettik
Sonuçta iki gün kabul edildi. Seyircisiz uygulama çoğunlukla
onaylandı.
Türkiye delegasyonu adına "Aynı örgütte birlikte olduğumuz
bir dernek olan Nalçık Adiğe Derneğinin başına gelenleri
öğrenmek hakkımızdır. Olup bitenlerin açıkça orada
açıklanmasını" istedik Bu istemimizden kaynaklanan
nedenlerle tartışmalar ve gerginlikler yaşandı. Hükümet
üyesi ve kongre organizasyon komitesi başkanı olan Sokroka
Hauti'nin tavrı nedeniyle ertesi sabah başlayan kongreye
delege kartlarımızı almadan konuk izleyici sıfatıyla girdik
ve hiçbir oylamaya da katılmadık. Bu durum yoklama
sonuçlarının açıklanışı anında Sokroka Hauti tarafından tüm
katılımcılara da duyuruldu.
Öğle yemeğini yiyip biraz dinlenmek üzere başkan
misafirhaneye giderken Hauti, Kosta, Tole, Boris Akbaş,Hafıtsa
Muhammed ve bir çok kişi çevirip Hauti'nin özür dilemek
istediğini söylediler. Cevaben de akşam mevcut olan tüm
kişilerin huzurunda açıkça özür dilenilmediği takdirde kabul
edilemeyeceği söylendi. Onlar da öğleden sonraki oturum
açılır açılmaz özür dileneceği ifade edildi. Ekibimiz
öğleden sonra da giriş kartları almadan salona girdi. S.Hauti
açıkça özür diledi. Adiğe Xase'nin yaptığı kongrenin
geçersizliğine dair iki adet de mahkeme kararı olduğu ve
konu hakkında bilgi verileceği ifade edildi. O aşamadan
sonra kartlarımızı alıp çalışmalara katıldık.
Genel Başkan Boris Akbaş'ın kısa süren açış konuşmasıyla ve
saygı duruşuyla başlanan kongreye, değişik ülkelerden ve
cumhuriyetlerden gelmiş olan delegeler, seçkin misafirler,
basın mensupları ve izleyiciler katıldı.
Açılışı takiben salonda bulunan seçkin konuklar ve kafile
başkanları 30 kişi olarak hazırlanan divan başkanlığı
platformuna davet edildiler. (Kafkasya'da protokol, bizdeki
uygulamadan farklı olarak Divanda yer almakta ve salona
yüzleri dönük olarak oturmaktadır.)
Protokol mensupları divanda yer aldıktan sonra müftü kısa
bir konuşmayla duasını yaptırdı. Tırnavuz'daki felaket
nedeniyle başsağlığı dileyerek duasını tamamladı.
Kongre Organizasyon Komitesi Başkanı ve Khabardey-Balkar
kabinesi üyelerinden Sokroka Hauti çalışmalar hakkında bilgi
sundu ve protokol konuşmalarına geçildi. Bu arada İbrahim
Yağan, kendi delegelerinin yetkili kılınmamasına itirazda
bulunarak, sonradan teşkil edilen Nalçık Adığe Derneği
yönetimi ve delegelerinin yetkisizliğini ileri sürdü. Ancak
itibar görmedi.
İlk konuşmayı yapan Khabardey-Balkar Cumhurbaşkanı Koko
Valeri özetle şunları söyledi:
"Bugün burada güzel çalışmalar için bir aradayız. Dilimiz
kültürümüz ve halkımız için birlikteyiz. Ülkemizde son
yıllarda önemli değişiklikler oldu. Halen de devam ediyor.
Bu ortamda iken DÇB Kongresi gündeme geldi ve gerekli
desteği verdik. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar
Adığelerin sorunlarını iyi takip edip çözümler üretmek ve
dünyanın her tarafında çalışabilecek insanlar yetiştirmek
zorundayız. Şogentsuk Ali gibilerini yetiştiren toplumumuz
bugün daha iyi imkanlarla daha iyilerini yetiştirmek
zorundadır. Ben de dahil hepimiz dilimizi iyi bilmek ve onu
geliştirmek, tarihimizin yeniden yazılmasını sağlamak ve
başlatılan ansiklopedi çalışmasını tamamlamak zorundayız. Bu
konuda ben size güvence veriyorum. Ne gerekirse yapacağım.
Esasen DÇB, dilimizi, geleneklerimizi korumak, ve halkımızı
toparlamak için kurulmuştur. Bu başlı başına önemli bir
uğraştır. O nedenle DÇB'nin gelecekte daha güçlü olması
gerekiyor. Derneklerimizin, dışarıdakilerin ve
cumhuriyetlerimizin Rusya ile olan durumumuzu iyi
kavramalarını, keza Rusların da bu durumu iyi algılamalarını
diliyorum. Bu vatanı evimiz gibi korumalı ve onun çıkarını
her şeyin üstün-de tutmalıyız. Unutmamalıyız ki, bu ülkede
başka halklar da bizimle kardeşçe yaşıyorlar, hep birlikte
çalışmalı ve kalkınmalıyız. Artık kapital önemlidir. DÇB'nin
de bunun farkında olmasını, gelecekteki nesillerin bizlerden
daha akıllı olarak yetiştirilmesi için ne gerekiyorsa
yapılmasını diliyorum."
İkinci protokol konuşmacısı Adığey Cumhurbaşkanı Carım Aslan
özetle şunları ifade etti:
"Adığey halkı adına hepinize saygılarımı sunarak sözlerime
başlamak istiyorum. DÇB'nin kuruluşu bence çok anlamlıdır.
Eğer ona kıymet verir ve kuvvetlendirirsek başkaları da bize
değer verirler ve mesafe kat edebiliriz. Geçen kongre ile bu
kongre arasında Rusya bazı yasalarda değişiklikler yaptı.
Birlikte çalışarak bu imkanları iyi kullanmak zorundayız.
Lepk işi kolay değildir, onunla uğraşmak zordur. DÇB
yönetimlerine bu nedenle önemli görevler düşmektedir. 1
Ağustos günü bildiğiniz gibi Kosova dönüşçülerinden
hareketle bayram kabul edildi. O gün hepinizi Maykop?a
bekliyorum. Mafehable hep birlikte yapılmakta olan bir
köydür. 12-13 ev bitti. Diğerlerini de bitireceğiz. Onlar
için yardım gönderen herkese teşek-kür ediyorum. Mafehable
Köyü'nde 1500 metrekarelik altyapısı hazır arsalar
dönüşçülerini bekliyor. İleride burası büyük ve güzel bir
köy olacaktır. Sözümü uzatmak istemiyorum. Dünyadaki tüm
Adığeler var olsunlar, DÇB var olsun, hepiniz sağ olun."
Özetlenen iki protokol konuşmasından sonra Genel Başkan
Boris Akbaş iki yıllık faaliyet raporunu Adığece sundu.
Rapor özetle şöyledir:
"Bugünkü olay, tarihte yerini alacaktır. Zira kuruluş yerine
dönüp yeniden bir araya geldik. DÇB, açık bir kuruluştur.
Gizlisi saklısı yoktur. Adığe-Abaza halklarının sorunlarını
gidermek amacıyla kurulmuştur. Şu anda dünyanın ve Rusya'nın
değişik yörelerinden gelen insanlarımızla ne denli zengin
olduğumuzu daha iyi anlayabiliyoruz. Bizi yıpratmak ve
değişik mecralara çekmek isteyen ve bizzat uğraşanlar oldu.
Ama başaramadılar. Sayın Carım ve Kokov sağ olsunlar bizi
yalnız bırakmadılar. Krasnodar kongresinden hatırlarsınız
asli işimiz, dilimiz, tarihimiz, kültürümüz ve toparlanma
işiyle uğraşmaktır. Bu nedenle komisyonlar kurduk ve
çalışmalarımız onlar kanalıyla gerçekleştirildi. Ansiklopedi
son aşamada, tek yazı ve tek dil çözüm aşamasındadır. Tarih
üzerine çalışmalarla söylencelerimizin derlenmesi devam
ediyor. Bu işi şimdi ve yerinde yaparsak halen bilenleri
bulabiliriz, yarına kalırsa bu da mümkün olmaz. Yeni yönetim
bu işi önemsemelidir. Soykırımın kabulü konusunda Moskova'ya
yazdık. Gelen cevapta size tanırsak diğer etnikler de
isteyecektir ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle kendimizi
etrafımızda yaşayan halklara iyi tanıtmak zorundayız.
Kosovalılar için harcanan parayı diaspora ve Kafkasya
birlikte topladı. Kimsenin hakkını gasp etmiş değiliz. Başta
Carım ve Kokov olmak üzere katkıda bulunan herkese teşekkür
ediyorum. Tüm Adığelerin geri döneceği masalına inanç
giderek azaldı. Bildiğiniz gibi UNPO kanalıyla bir
çalışmamız gündemdedir. Hedefimiz için dünyaya adımızı ve
sorunlarımızı duyurmak zorundayız. Dernekler aidatlarını
ödemedikleri gibi kurulan her iki fon da çalışmadı. Parasal
darboğazımız vardır. Fonları konuşalım para gelmeyecekse
bunu bilelim. Dönemimizde DÇB Dergisine başladık ve üç sayı
çıkardık. Ancak parasal sorun önümüzü tıkadı. Prens Ali'nin
atlı yürüyüşü bu dönemde oldu. Ona yardım eden herkese
teşekkür ediyorum. Şapsığların kültürel sorunlarının çözümü
konusunda Kondratenko-Carım ilişkisinden iyi yararlandık ve
mesafe kaydettik. TV ve gazete konusu ile üniversitede
Adığece bölüm açma işi tamamlandı. Karaçay-Çerkes?teki
Abazaların rayon işi için hem eski başkan hem de yeni başkan
söz verdiler. Ama sonuç yok. Dönüş konusunda bir stratejinin
belirlenmesi ve her üç parlamentonun onayıyla kabul edilmesi
lazımdır. Yeni yönetime genç, çalışkan ve üretken
insanlarımızı seçmeliyiz. Daha iyi yarınlar dileğiyle
hepinize teşekkür ediyorum."
Boris Akbaş'dan sonra Denetleme Kurulu Başkanı Anatoli
Kozoka söz alıp raporunu okudu. Çalışmaların yasalara uygun
yapıldığını, harcamaların düzenli kaydının tutulduğunu,
kurulan iki fona: "Çerkes Yardımlaşma Fonu" ve "Çerkesliğin
Yeniden Bir Olması" fonlarına para akışının olmadığını, fon
yönetimlerinin düzenli bir çalışma yapmadıkları hatta rapor
dahi veremediklerini, bu konunun üzerinde durulması
gerektiğini belirterek rapor sunuşunu tamamladı.
Raporlar üzerinde tartışma ikinci gün oturumuna bırakılarak
tüzükte yapılması gereken üç değişiklik ile seçimlerin öne
alınması kararı alınarak yemek için ara verildi. Öğle
yemeğinden sonra salona sadece delegeler alındı. Etrafta
lüzumundan fazla polisin varlığı dikkatten kaçmadı.
Yetkililer bu kadar fazla polisin varlığını kongre emniyeti
ve Nalçik Derneği'ndeki ihtilaf nedeniyle muhtemel olaylara
engel olma şeklinde izah etmeye çalıştılar.
Bu arada verilen bir önerge ile Nalçik Adığe Derneği'nin iki
ayrı delegasyonu sorununun halli istendi. Çok sayıda delege:
"derneğin delegasyon sorunu, cumhuriyetin iç işidir ve biz
buna karışmayız, esasen olay mahkemeliktir" tezini savundu.
Karşı düşünceyi savunanlar da oldu. Okunan bazı resmi
belgelere göre eski dernek başkanı Valera ve arkadaşlarının
birçok kez ikaz edilmiş olmalarına rağmen tüzüklerini,
değişen yasaya intibak ettirmeyip keyfi hareket ettiklerini,
tüm köylerle rayonlardan delege çağrılması istemine
uymadıkları için sorunun doğduğunu ve çok sayıda delegenin
katılımı ile ikinci kongrenin yapıldığını ve tüm ulusun
temsilcilerinin seçildiğini ifade ettiler. Yağan İbrahim de
aksini savundu ve "olay, devletin resmi ve kanunsuz olarak
bir müdahalesidir" şeklinde görüşünü özetledi. Sonuçta
yapılan oylamada 55 oy alan ikinci ekip delegasyonu yetkili
kabul edildi. 7 red oyuna karşılık 36 tarafsız oy
kullananların daha çok dışarıdan gelen delegasyondan olduğu
dikkat çekti.
TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ
Tüzük değişikliği önerisini Genel Başkan Yardımcısı Gilba
Muhammed sundu. Adığey Dernek Başkanı Yemij Ruslan da ilave
öneriler getirdi ve sonuçta 6 madde değiştirildi. Bunlar:
1. DÇB'nin Genel Merkezi Çerkesk yerine Nalçık kentidir.
2. Genel Başkan seçilen kişi beraber çalışacağı Yönetim
Kurulu üyelerini kendisi belirler ve her birini ayrı ayrı
oylamak üzere Genel Kurul'a sunar.
3. Yönetim Kurulu üye sayısı 17'den 16'ya indirildi.
4. Genel Başkan Yardımcısı sayısı 4'den 6'ya çıkarıldı.
5. Eskiden varken değiştirilmiş olan Başkanlar Kurulu
yeniden tüzüğe konuldu. Buna göre Yönetim Kurulu ve üye
dernek başkanlarından oluşan bu kurul yılda bir kez
toplanacaktır. Önemli sorunlar olduğunda da olağanüstü de
toplanabilecek olup, Genel Kurul?dan sonra en yetkili organ
olarak çalışacaktır.
6. Genel Kurullar bundan sonra 3 yılda bir yapılacaktır.
Çalışma Komisyon çalışmalarıyla ilgili komisyon başkanları
kısa bilgiler sundular. Bunlardan Prof. Humaho Muhittin
sevindirici haberler verdi. "Adığe Ansiklopedisi"ni
tamamladık. Şu ana kadarki finansmanını tümüyle Boris Akbaş
karşıladı. Değişik dillerde yayınlamak için yeni kaynaklar
gerekiyor. Adığe dilinin ve alfabesinin tek olması için
ortak bir alfabe hazırlandı. Cumhuriyetlerin
Parlamentolarından geçer geçmez tatbikata konulabilecektir"
dedi.
Amblemle ilgili komisyon adına Yemij Ruslan bilgi verdi.
Meretiko Devlet tarafından ha-zırlanan amblemi açıklamalarla
Genel Kurul'a sundu. Yeni Genel Başkan tüm delegasyonlara
yazı ile sorup alacakları cevaba göre işlem yapacağını
söyledi. Ayrıca Dünya Adığe-Abaza Xase adını taşımasına
rağmen amblemde Abaza kelimesinin yokluğu Abaza kökenli
konuşmacılarca eleştirildi. Bu nedenlerle oylama yapılmadı.
Ve birinci gün çalışmaları sona erdi.
İkinci gün genel eleştiriler, tavsiyeler, plan-proje
önerilerini kapsayan delegasyon başkanlarının konuşmalarına
geçildi. İlk söz Kafkas Derneği Genel Başkanı Muhittin
Ünal?a verildi. Konuşma süreleri 10 dakika ile sınırlı
olmasına karşın M. Ünal'ın konuşması ve Fahri Huvaj
tarafından yapılan tercümesi kesilmedi ve bir saati aşkın
konuşma olanağı tanındı. M. Ünal konuşmasında
satırbaşlarıyla şunları söyledi:
1. Dedeleriniz bu topraklardan ayrılmayıp buraları
bekledikleri için sayenizde bugün bizim de tarihi vatanımız
var diye seviniyoruz. Ve sizi çok seviyoruz. Bu nedenle
söyleyeceklerimi sevgimize bağlayın ve asla alınganlık
göstermeyin.
2. Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Devlet Başkanı seçimlerinde
hatalar yapıldı. O tarihlerde yayımlanan çok sayıda Moskova,
Stavropol, Çerkesk kaynaklı gazetelerin bir nevi provokasyon
amaçlı yazıları elimizdedir. Asılsız ve çirkin iftiralar
vardı yazılarda. Benim bildiğim Türkiye Karaçayları daha
ziyade Birleşik Kafkasya için yazı yazarken buradakiler tam
tersini yazdılar ve Çerkes adaya oy verirseniz, büyük
Çerkezistan'ı kurarak sizi buradan kovacaklar diye Rusları
korkutmak için yazdılar ki, bu bir çelişkidir.
Aynı gazetelerde Türkiye?deki derneklerin Türkiye ve Amerika
ile birlikte CIA'ya hizmet ettikleri şeklindeki ifadeler
tamamen asılsız iftiralardır. Derneklerimiz ne Rusya'nın ve
ne de Amerika'nın uşağı olamazlar. Eğer bir yerlere kul köle
olmaları gerekiyorsa o da ancak kendi halklarıdır. Kaldı ki,
Türkiye, Rusya'ya karşı düşmanlık değil, dostluk politikası
izlemektedir. Rusların Türklere karşı önyargıdan kurtulması
ve Türkiye ile hem ekonomik hem de kültürel işbirliğini
geliştirmesi lazımdır. Orada yaşayan 5-6 milyonluk Kuzey
Kafkas kökenli insan bunun için bir fırsattır. İki devlet
arasında köprü olmayı özellikle istiyoruz.
3. Anavatanlarından iradeleri dışında sürülen halkların geri
dönüş hakkı üç yıl önce Bir-leşmiş Milletler Mülteciler
Komisyonu'nda karara bağlandı. İlgili ülkelere de
sorumluluklar yüklendi. Bu nedenle 1864'te sürülen
Çerkeslerin torunlarının dönüş hakları vardır ve kutsal
birer haktır. Bizler özellikle Kuzey Batı Kafkasya'daki
nüfus ihtiyacı nedeniyle bilmeyen insanları aydınlatma
görevini yapıyoruz. Ama hiç kimseyi zorlamak gibi bir
niyetimiz yoktur. Dileyen döner, dileyen dönmez. Eğer benim
insanlarım Almanyalara gidip ekmek arıyorsa, ekonominin
durumuna göre buraya da gelebilir. Ama şurası muhakkak ki,
5-6 milyonluk kitle toplu olarak dönmeyecektir. Dönenlerin
sayısı da son iki yıl içerisinde Kıyı Boyu Şapsığ
Bölgesi'nde yaşanan demografik değişimi sağlayan halkın
sayısının yarısının yarısını bulabileceğini sanmıyorum.
Keşke daha fazlası dönse. Ama dönecek gibi gözükmüyor. Bu
nedenle Rusların veya başka halkların korkuya kapılmasına ve
bunun da provokasyon malzemesi yapılmasına gerek yoktur.
Özellikle de Türkiye'nin adının karıştırılmasına ihtiyaç
yoktur.
4. Dokuz yıldır DÇB çalışmalarını izliyorum. Genel Kurullara
Moskova?dan güzel mesajlar geliyor, gelen temsilciler, güzel
konuşmalar yapıyorlar. DÇB de karşılık veriyor. Ama ortada
elle tutulur bir sonuç yoktur. Gerçi bazı adımlar ve
mesajlar var ama bana göre yeterli değildir. UNPO'dan
geçirerek Birleşmiş Milletler kanalı ile DUMA"ya ulaştırılan
Çerkeslerin "SÜRGÜNDEKİ ULUS" sayılması ve "ÇİFTE PASAPORT"
sorunu ilerleme kaydetmedi. Verdikleri bir cevapta "size bu
hakkı tanırsak başkaları da isterler" denmektedir. Oysa
geçen yıl Kazakistan'da toplanan 12 etnik grup aynı istemi
ortak talep haline getirip Birleşmiş Milletler?e verdi bile.
(Diliyorsanız bunun belgelerini UNPO temsilcisi Kazanuko
Edig'den görebilirsiniz.) Bunu bilmemeleri mümkün değildir.
Almanlar yakın tarihlerde peşpeşe Yahudiler için bu hakları
tanıdılar. Bu kararları nedeniyle hiç de küçülmediler.
Aksine dünyanın gözünde büyüdüler bile. Rusya Federasyonu
Almanlardan daha zayıf ve insan hakları bakımından daha mı
geridir de bu haklarımızı tanımaktan çekiniyorlar doğrusu
anlayamıyorum.
5. Ülkelerin gelişmesinde turizmin katkısı yadsınamaz.
Türkiye Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal bir yasal
değişiklikle sınıra giren her insana, nereye gidiyorsun,
işin ne, kiminle görüşeceksin gibi sorular sormadan 10
doları yatırınca birkaç dakikada vize alma imkanı getirdi.
Şimdi milyar dolarlar kazanılıyor. Kafkasya'nın dünya
cenneti köşeleri turizm için mükemmeldir. Buraya çok sayıda
turist gelebilir. Asgarisinden kendi insanlarımızı kafileler
halinde gönderebiliriz. Ama önce vize işini ve gümrüklerdeki
rezilane muameleleri kaldırın. Nalçik'e gelen uçakları
Soçi'ye indirip saatlerce sorgu-suale tabi tutmak bana göre
memleket severlik değildir. Bu konunun Moskova nezdinde
özellikle dile getirilmesi ve çözüm bulunmasını
bekleyeceğiz.
6. Büyüklerimiz bizlere, yaşlılara saygıyı değişmez kural
olarak öğretti. Ama dün Nalo Zavur gibi bir bilim adamı ve
yazar ile birlikte bir kısım insanlar salona ulaşamamış.
Polis engel olmuş. Çok çirkin ve telafisi zorunlu bir
davranıştır. Bu davranışı kınıyorum.
7. Bugüne kadar 5 kongre yaptık. Ama böylesini ilk kez
gördüm. Bunca polisin burada ne işi vardı? Adığe halkının
yapısı ile çelişen bu uygulamayı bize izah edebilmeniz
mümkün değildir. Güvenlik tedbiri alıyoruz diyeceksiniz,
psikolojik olarak aleyhinizde bir görüşün oluşabileceğini
düşünmeniz gerekmez miydi?
8. DÇB'nin merkezinin Kafkasya'da olması gereklidir. Ama bu
kapalı kongrelerle kendimizi ve sorunlarımızı dünya
kamuoyunun önüne taşıyamayız ki? Bu nedenle gelecek
kongre-den başlayarak, gelin kongrelerimizi dünya medyasının
izleyebileceği yerlerde yapalım. Bu ülke Türkiye olabilir,
Avrupa?da herhangi bir ülke olabilir. Yasal zemin oluşursa
biz Ankara'da yapmak isteriz. Türkiye?yi önerirken, sakın
Ruslar yanlış anlamasın. Bizim niyetimiz olumsuzluklara
neden olmak değil iki ülkeyi daha da yakınlaştırmaktır.
9. DÇB mali sıkıntı çekmektedir. Resmen üye olan derneklerin
ödeyecekleri küçük aidatlarla bu iş yürümez. Türkiye'den ve
başka ülkelerden buraya gelip yatırım yapmış bir çok insanı
şu anda salonda görüyorum. Bürokrasiden, vergi yasalarından,
iyi anlaşılamamaktan şikayetleri olduğunu biliyorum. DÇB bir
birim oluştursun. Onların sorunlarını çözsün, zaman
kayıplarını ve aşırı vergilerini önlesin göreceksiniz mali
sorununuz kalmayacaktır. Zira, onlar size gönüllü olarak
katkıda bulunacaklardır.
10. Abhazya Savaşı biteli 6 yıl oldu. 04.04.1994 tarihinde
AGİT ile birlikte müşahit sıfatıyla Moskova antlaşmasını
imzalayan Rusya Federasyonu, bu anlaşmanın tatbikini teminen
bir gayret gösterip Gürcüstan'ı zorlamadı. Keza, batılı
büyük devletler Gürcüstan'dan yana açıkça tavır koyup,
birçok mali yardım sağlayıp Gürcüstan'ın ekonomisini
iyileştirmeye çalışırken Rusya, Abhazya'ya haksız ve usulsüz
olarak ambargo uygulamaya başladı ve halen de uyguluyor. Her
yönüyle haksız olan ambargo bir an önce kaldırılmalıdır. Öte
yandan savaş sırasında elini kana bulamış olan birçok göçmen
Gürcü'nün sorgusuz-sualsiz eski yurtlarına geri dönmeleri
ısrarla istenmektedir. Bu ısrar yanlıştır. Zira geri dönmesi
istenen o insanlar-dan çok önce 1864 ve sonrasında sürülen
dedelerimiz adına bizlerin de Abhazya?da haklarımız vardır.
Sürgünde yaşayan biz Abhaz kökenlilerin haklarının da
öncelikle göz önünde bulundurulmasını istiyoruz.
11. Çeçenler bizim kardeş halkımızdır. Onlar da bizim gibi
bir Kafkas halkıdır. Dernek olarak biz, dünyanın neresinde
olursa olsun savaşlara temelden karşıyız. Savaşa karşı
olmak, Çeçenistan'da akan kanı ve vicdanları rahatsız eden
ve soykırıma dönüşen olayları görmezlikten gelmeye sebep
değildir. Biz akmakta olan kanın bir an önce durdurulmasını,
evlerinden-yurtlarından edilen insanların AGİT ve BM
nezaretinde evlerine geri dönüşlerinin sağlanmasını,
yakılan-yıkılan yerlerin yeniden imarını ve Çeçen halkının
seçilmiş veya yeniden halk oyuyla seçilecek temsilcilerinin
muhatap alınmasını özellikle istiyoruz.
12. Bu Genel Kurulda Profesör Humaho Muhittin dostumuzun
vermiş olduğu haberleri sevindirici buluyorum. Temenni
ederim ki, yeni yönetim gelecek genel kurulda
sevinebileceğimiz birçok icraatla karşımıza gelir.
Kendilerine başarılar diliyorum. İyi niyetin ötesinde amaç
taşımayan eleştirilerimden hiç kimsenin alınmamasını ama
artık söz yerine icraat beklediğimizi belirterek sözlerime
burada son veriyorum. Saygılarımla.
Diğer dernek başkanlarının konuşmaları da özetle şöyledir:
Hurma Hasan-Ürdün:
Ekonomik bir kongre toplayalım. Ortak şirketler kuralım. Biz
Maykop'ta örneğini veriyoruz. Buradaki yasalar tercüme
edilip iş adamlarımıza verilmelidir.
Şeref Abaza-Suriye:
Muhittin Bey benim
söyleyeceklerimi söyledi ona katılıyorum. Beraber
yaşadığımız Karaçaylarla uzlaşma yolları arayalım. Bilerek
veya bilmeyerek yayımlanan yazılar için onlar da dikkatli
olursa iyi olur. Rusya, Çerkes yaşayan ülke elçiliklerine
birer Çerkes görevlendirmelidir. Öğrencilerimiz iyi
okumuyor. Öğrenci seçerken dikkatli olalım.
Gobeçko Vladimir-
Banka Genel
Müdürü: Dönüş çok önemlidir. Ben şahsen 10 aileye iş ve ev
temin etmeye hazırım. Buyursunlar gelsinler. Koruma elemanı
olarak bankamda istihdama varım. Her Kafkas kökenli mutlaka
çifte pasaport sahibi kılınmalıdır. DÇB kökleşti ama 10 yıl
geçti. Dil yoksa ulus da yok demektir. Herkesin
dönmeyeceğini anladık. Ama dönecekler için net plan ve
programlar ortaya koymalıyız.
İhsan Saleh- Almanya:
Çok konuşma yerine
iş yapmalıyız. Bu kongrede de önümüze bir plan gelmedi.
Artık planlı çalışmalıyız. Dönüş için yıllık hedefler ortaya
koyalım ve onu her yıl gerçekleştirelim. Finans sorunu ve
enformasyon sorununu en acil şekilde çözmeliyiz. Karaçay
olaylarında sağlıklı enformasyon olsaydı inanıyorum yapılan
hatalar yaşanmazdı. Artık geleceğe bakalım.
Bedir Karden-Amerika:
Türkiye
temsilcisinin tüm sözlerine katılıyoruz. Finans için
bağlayıcı kararlar alın, biz yöremizde uygulamaya hazırız.
Hayrettin Hekuj-Ürdün:
Muhittin Bey'in
söylediklerine aynen katılıyoruz. Lütfen çalışma planı yapıp
bize gönderin. Bir yıl içerisinde internete girmemiş
derneğimiz kalmamalı-dır. Çocuklarımızın dil sorunu
gelecekte büyük problemler oluşturacaktır. Lütfen çözüm
arayın. Ülkenizde yaşadığınız için sizlere imreniyoruz.
Gelecekte sizlere refah ve huzur diliyoruz.
Fethi Recep-Hollanda:
Fonları
çalıştırmanın yollarını arayalım. Kongrelerimizle Rusya
dışına çıkarsak UNESCO ve benzeri kuruluşlardan mali katkı
bulabiliriz. Diğer konuşulanlara katılıyorum.
Muhittin Şenkava-Çerkesk:
Kongrede hiç kimse
bize Karaçaylarla olan sorunumuzu sormadı. Muhtemelen kritik
bir noktada olduğumuzdan yanlış anlaşılmasın diye konuya
girilmedi. Ama bilin ki durum ciddidir. Savaşın eşiğindeyiz.
Bugüne kadar büyüklerimiz engel oldu. Ama yine de birçok ölü
verdik. Ama yine de bilmenizi istiyorum ki, bir adım bile
geri adım atmayacağız.
Muhammed Hafıza-Nalçık:
Önümüzdeki dönemde
gerçekleştirmeyi düşündüğümüz he-deflerimiz vardır. Adığe
tarihi için her dilden bir albüm çıkartmak, müzelerimizde
birer oda diasporadan gelecek eserler için yer ayırmak,
Adığe bestecileri ve eserleri için ayrı bir albüm yapmak,
bitkisel ilaçları en iyi bilenler Adığeler olduğu için
sağlıklı bir kitap hazırlamak, internete girmek,
dönüşçülerin ve buradaki iş adamlarının sorunlarıyla
ilgilenmek, turizm ve vize konusuna eğilmek ilk aklıma
gelenlerdir.
Bu konuşmalardan sonra özel komisyon tarafından hazırlanan
kongre bildirisinin ve Abhazya konulu duyurunun metinleri
okundu ve bazı ilavelerde bulunularak yeniden düzenlenmesi
ve delegasyona en kısa zamanda gönderilmesi kararı alınarak
3 yıl sonra buluşmak üzere Genel Kurul?a son verildi.
SEÇİMLER VE SONUÇLAR
Genel başkan için tek aday önerildi. Khabardey-Balkar
Cumhuriyeti Parlamentosu Başkanı Nohuş Zavurbiy. Yapılan
oylamada tüm delegelerin oyunu alarak Genel Başkan seçildi.
Yeni Genel Başkan, kısa bir çalışmadan sonra Yönetim Kurulu
listesini tanıtarak her üyeyi ayrı ayrı oylamaya sundu. Ve
sonuçta liste şu şekilde oluştu:
YÖNETİM KURULU:
Genel Başkan: Nohuş Zavurbiy-Nalçik
1. Genel Başkan Yrd: Anatoli Kozoka-Nalçik
Genel Bşk. Yrd: Sultan Sosnaliyev-Nalçik
Genel Bşk. Yrd: Boris Akbaş- K.Çerkesk
Genel Bşk. Yrd: Necdet Hatam-Maykop
Genel Bşk. Yrd: Ruslan Kharaboa-Abhazya
Genel Bşk. Yrd: Muhammed Gilba-K.Çerkesk
Yönetim Kurulu Üyesi: Mecit Cocuk-Şapsığ
Yönetim Kurulu Üyesi: Kosta Efendiyev-Nalçık
Yönetim Kurulu Üyesi: Enver Traho-Krasnodar
Yönetim Kurulu Üyesi: Abrek Çiç-Maykop?tan
Yönetim Kurulu Üyesi: Muhittin Şenkava-Çerkesk
Yönetim Kurulu Üyesi: Argun Yura-Abhazya
Yönetim Kurulu Üyesi: Asker Hud-Krasnodar
Yönetim Kurulu Üyesi: Muhammed Hafısa-Nalçik
Yönetim Kurulu Üyesi: Aleksandr Wahkuta-Çerkesk
Not: DÇB'nin UNPO Delegesi ve Yönetim Kurulu Üyeliği için
Kazanuko Edig'in yerine Yönetim Kurulu'ndan Aleksandr Okuta
seçilmiştir.
DENETLEME KURULU:
Oylamalar sonucunda aday gösterilen üç kişi de Denetleme
Kuruluna seçilmişlerdir.
Wolegay Huvaj
Farizet Çebişe
Hasan Şapsığ
Khabardey-Balkar Cumhuriyeti Devlet Başkanı Koko Valeri,
kongrenin kapanışından sonra yeni yönetimi ve delegasyon
başkanlarını saraya davet ederek bir kokteyl verdi. Kongreye
yaptıkları katkılar nedeniyle herkese teşekkür etti. Nalçık,
29.07.2000. |