|
Dünya Çerkes
Birliği'nin olağan kongresi Krasnodar Eyaleti'nin merkezi
olan Krasnodar kentinde 24-28 Haziran 1998 tarihlerinde
yapıldı.
1996 yılı olağan kongresinde 1998 yılı kongresinin Kıyı Boyu
Sapsığ bölgesinin Lazarovski kentinde yapılması
kararlaştırılmıştı. Kongreye olan yoğun ilgi karşılığında
otellerin sınırlı yatak kapasitelerine ilaveten turizm
dönemi nedeniyle konaklamada yaşanması muhtemel sorunları
göz önünde bulundurarak, kentte mevcut Adige Derneği'nin
yazılı talebine binaen kongre Krasnodar'a alınmış ve olaysız
tamamlanmıştır.
24 Haziran akşamı gece geç saatlerde yapılan Başkanlar
Kurulu, kongre yerinin değiştirilmiş olması, İçişleri
Bakanlığınca istenmiş olduğu ifade edilen tüzük maddeleri
değişiklikleri ve re?sen genel sekreter azli konuları
yanında delege yapılarında yapılmak istenen değişikliklerin
iptali istemleri nedeniyle bu tartışmalar gergin saatler
yaşattı.. Ayrıca, iki ayrı liste hazırlığı da söz konusuydu.
Krasnodar-Maykop gurubunun desteklediği Traho Enver ve Yağan
İbrahim ve Hatıjıko Valera gurubunun desteklediği Boris
Akbaş liste çalışmaları da gergin havada etkili oldu.
Türkiye ekibi olarak desteğimizi Nalçık-Çerkessk grubu ile
birlikte B.Akbaş?a verdik.
25 Haziran 1998 sabahı açılan kongrede; ev sahibi Devlet
Baskanı Nikolay Kondratenko, Adigey Cumhurbaşkanı Carım
Aslan, Khabardey Balkar Cumhurbaşkanı Koko Valeri, Abhazya
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Valeri Arsba, Karaçay Çerkes
Başbakanı Anatoli Galimyan, Rusya Federasyonu Uluslardan
Sorumlu Bakan Yardımcısı Vladimir Anatoli ve Kazak Atamani
Vladimir Prakofyeviç birer konuşma yapmışlardır:
Nikolay Kondratenko:
"Çerkes Halkı'nın
seçkin temsilcileri, Kuban havzasında yaşayan halklar adına
hepinize hoş geldiniz diyorum.
4. DÇB Kongresi'nin Çerkes (Adige - Abhaz) ve Kazak
halklarının ortak beşiği olan Kuban havzasında yani
Krasnodar'da yapılmasının oldukça büyük anlamı vardır.
Anlamına yakışır şekilde devamını ve hayırlı kararlarla
sonuçlanmasını diliyorum. Ben Rus kökenli bir yöneticiyim.
Gerek kendimi gerekse burada yasayan halkları birbirimizden
ayırt etmiyorum. Çünkü hepimiz kardeşiz, ortak olan çok şey
bölüşüyoruz.
4. DÇB Kongresi'nin, Kafkasya dışında yasayan Çerkeslerle
burada vatanında yaşayan halklar arasında oluşan güzel
ilişkilerin giderek geliştirilmesine katkıda bulunmasını
diliyorum. Adigeler ve Kazaklar burada, paha biçilmez
topraklarda tarihin ve geçmişimizdeki insanların bıraktığı
güzel geçmiş, gelenek ve meziyetleri devam ettirerek, hatta
geliştirerek gelecek kuşaklara devretmekle yükümlüdürler.
Çok kültürlü ve çok halklı Kafkasya'da gelecek endişesi
yaratacak söylem ve uygulamalarda dikkatli olmak zorundayız.
Çeçen Savaşı'nın ürküntüsü hala devam ediyor. Olaylara açık
ve çok duyarlı olan Kafkasya'da hepimizin geçmiş ve geleceğe
karşı sorumluluklarımızın olduğunun idraki içinde hareket
etme yükümlülüğümüz vardır. DÇB'nin bu konulara olan
hassasiyetini biliyorum. Bu kongrenin de halkların
kardeşliğine katkı yapacağına inanıyor ve güveniyorum.
Bundan sonra da kongrelerinizi burada yapmak istediğiniz
taktirde buranın eviniz olduğunu, sizi gönülden karşılayacak
ev sahiplerinizin bulunduğunu unutmayınız."
Koko Valeri:
"Güzel
Krasnodar'da toplanan 4.DÇB Olağan Kongresi'ne katılan
herkesi; halkım, Khabardey-Balkar Parlamentosu ve yönetici
arkadaşlarım adına saygıyla selamlıyorum. Duygularımı ifade
etmeden önce bağlı olduğumuz Rusya Federasyonu Parlamento
Başkanı'nın kongremize göndermiş olduğu başarı ve hayırlı
çalışmalar dileyen mesajını sizlere okumakla kendimi mutlu
addediyorum.
Rusya Federasyonu Parlamento Başkanı'nın mesajı özetle
şöyledir:
"4.DÇB kongresine
değişik ülke ve yörelerden gelen tüm delegelere ve
misafirlere hoş geldiniz diyorum. Kurulduğundan beri barış
yanlısı olarak çalışmakta olan DÇB'nin, diasporada yaşamakta
olan Çerkesler (Adige-Ahhaz-Abazin) ile Rusya
Federasyonu'nda yaşayan halklar arasında sıkı ilişki tesis
etmiş olmasını ve önemli konulara parmak basmasını takdirle
izliyoruz. Çok halklı ve çok kültürlü bir yaşamı benimseyen
R.F.'de yaşayan halklarla nerede olurlarsa olsunlar diğer
Çerkes halklarının güzel gelecekleri bölüşerek birlikte
yaşamasını ve kongrenizin, barış ve kardeşliğe katkı
yapmasını, Çerkes halkları için hayırlı uğurlu sonuçlar
verecek çalışmalar yapmasını diliyorum."
Sayın Parlamento Başkanı'nın gelecek zamanlarda olabilecek
sorunlarımızın çözümüne önemli katkılarda bulunmasını gelin
birlikte dileyelim.
Bugün güzel bir gün ve içimden güzel temenniler geçiyor.
Bunları sırasıyla şöyle özetleyebilirim:
- DÇB 7. yılını doldurdu. Sağ olasın DÇB, nice güzel
yıllara.
- Kongremiz, güzel ve yararlı kararlara vesile olsun.
- Nerede olursak olalım, çağın gerçeği olan ekonomiye önem
verip kalkınma ve refahı bölüşmede birlikteliğimiz olsun.
- Alınacak kararların tahakkuku için kim nerede olursa olsun
elindeki tüm imkanları kullanarak katkı yapsın.
- Tüm halklar; birlikte ve barış içerisinde yaşayalım.
İçinde yaşadığımız halklarla karşı karşıya gelmeden
yaşayalım
İşini ve zamanını esirgemeden Dünyanın muhtelif yerlerinden
gelen kardeşlerimiz, kongreden sonra sağlıklı ve mutlu bir
şekilde yuvalarına kavuşsunlar."
Carım Aslan:
"Cumhuriyetimizde
yaşayan tüm halkımın selamlarını ve başarı dileklerimi
sunuyorum. Güzel başlayan kongrenin uzlaşma içerisinde iş
yapmak üzere devamını ve başarıyla neticelenmesini
diliyorum. DÇB ile cumhuriyetimiz yaşıttır. 7 yıl önce
Krasnodar Eyaleti'nden ayrılmak istediğimizde şimdi
yanımızda olan dostum Nikolay, bırak engel olmayı tam
tersine bize destek oldu ve güç kattı. Sizlerden dört
dileğim vardır:
En başta gelen dileğim, biran önce Anavatan'a dönmenizdir.
Yaşantınızı biliyoruz. Biz, yasal düzenlemeleri yaptık. RF
nezdinde ideal şeklini alması için çalışıyoruz. Yakında
Kosova'daki kardeşlerimizi geri getireceğiz. RF de destek
vermektedir. Biliyorum mülkün terki ile dönüş zordur ama
çaresiz de değildir.
İkinci dileğim, dil eğitim ve öğretimidir. Bu konuda tüm
derneklere de iş düşmektedir. Bu kongrede konuyu iyi
irdelemenizi ve çözüm üretmenizi diliyorum.
Üçüncü husus; kuskusuz varlığı da önemlidir ama yeterli
değildir. Bu nedenle DÇB bünyesinde daha bir birleşme,
sorunları çözmede birliktelik ve dağınıklıktan kurtulup
güçlerimizi birleştirme yollarını gönülden aramanızdır. Daha
sonra da ekonomi alanında aynı şeyi nasıl yapacağımızı
düşünmenizdir.
Son husus da sudur: Kuban havzası bir evdir ve hepimize ait
bir evdir. Bu nedenle bu evde kendinizi ev sahibi
hissetmenizi ve huzur içinde çalışmalarınızı bitirmenizi ve
sağlıcakla yuvalarınıza dönmenizi gönülden diliyorum."
Anatoli Galimyannov: "Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti halkı ve
başkanı Hubiyev adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
DÇB'nin 4.Olağan Genel Kurulu'nun güzel kararlar alarak
sonuçlanmasını diliyorum. DÇB başarılı çalışmalar yapıyor.
Bunu anlamak için iki yıl içerisinde neler yaptığını ve
neleri başlattığına bakmak yeterlidir. Bana göre, Adigelikte,
erkeklikte de inançla bir şeyler yapıldığı taktirde
makbuldür. Yönetim olarak üzerimize düşeni yapmaktan geri
kalmayacağız. Dilimiz önemli bir sorundur. Birimizin
dediğini diğerimiz hiç olmazsa anlamalıdır. Bu doğrultuda
çalışmalar yapılmalı. Bu kongreyi burada yaptıran Sayin
Nikolay Ignatiev ve Kazak Atamanı'na ve tüm katılımcılara
teşekkür ediyorum."
Valeri Arşba:
"Cumhurbaskanimiz
Sayın Ardzınba ve Abhazya'nın tüm halkı adına hepinizi
saygıyla selamlıyorum. Abhazya olarak sıkıntılı ve kritik
günler yaşıyoruz. Ama biliyoruz ki yalnız değiliz. Haksız
yere uygulanan ambargo kalkmış olsa idi bu durumlara
gelmezdik. Ambargo ile insanlarımıza istediğini kabul
ettirmeyi hesaplayanlar yanılacaklardır. Üyesi bulunduğumuz
DÇB''nin kongresinin burada yapılmasına katkısı geçen
herkese teşekkür ediyor ve kongreye de basarili çalışmalar,
Kafkasya için son derecede önemli ve kritik konumu olan
Abhazya'ya bugüne kadar verdiğiniz desteğin azalmadan devam
etmesini diliyorum."
Vladimir Anatoli:
"Rusya Federasyonu
kabinesinden olup milletler konusu ile ilgili Bakan
Yardımcısı olarak DÇB kongresine katılanlara teşekkür
ediyor, güzel sonuçlara ulaşılmasını diliyorum. Çerkesler,
son yıllarda güzel şeyler yapmaya başladılar. Kültür
konusunda, tarih konusunda ve ekonomik kalkınma konusunda
yapılmakta olan güzel çalışmalara yardımcı olmak da bizim
görevimizdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da
elimden geleni esirgemeyeceğim, beni kendinizden birisi
olarak kabul ediniz."
Vladimir Prakofyeviç:
"DÇB'nin güzel
çalışmalar yapmakta olduğunu görüyor ve izliyorum. Çerkesler
ve Kazaklar kardeş halklardır. Bizler Adigelerle savaşmadık.
Bundan sonra da savaşmayacağız. Çeçen Savaşında
askerlerimizi özellikle göndermedim. Sevardnadze, Kazakları
toplatıp onları asker yaptı. Onların Abhazlara karşı
savaşmasını istemiyoruz. Gelin kardeş olalım. Kardeşçe
yaşayalım. Güçlerimizi birleştirerek ekonomimizi
geliştirelim. Savaş bize lazım değil. Güç birliği yaparsak
çok şeyler yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın."
Protokol konuşmalarının ardından Genel Başkan Boris Akbas
iki yıllık çalışma raporunu takdim etti. Raporda temas
edilen hususlar özetle şunlardı:
Adige Abhaz halklarının öğütlerini birleştirerek DÇB'yi
kuranlara teşekkür ediyorum. Adige Abhaz halkları olarak
kendi ülkemizi, kültürümüzü, tarihimizi, bizi ulus yapan
özelliklerimizi korumak zorundayız. Bunun için de DÇB'den
başka bir örgütümüz yoktur.
Kafkas Rus savaşları biteli 134 yıl oldu. Ama hala
yaralarımız sarılmadı. Bu konuda Rus yöneticilerine muhatap
muhtelif yazışmalarımız vardır. Yazmaya da devam etmek
zorunludur.
Kafkas halklarının sorunlarının tartışıldığı bir yuvarlak
masa toplantısı hedefliyoruz. Tüm gazete ve televizyonların
da yayımlamasını temin suretiyle problemlerimizi duyurmak
istiyoruz. Üç cumhuriyetimizin yönetimi bu konuda bizi
destekliyorlar.
Bildiğiniz gibi UNPO'ya üye olduk. Genel sekreter Hatko
Murat sorunlarımızı dile getirdi. Rusya'nın bize soykırım
uygulayıp sürgüne gönderdiğini ve bunun Rusya'ya da kabul
ettirilmesini UNPO'dan talep etti. Onlar da Rusya'ya bu
hususları yazı ile resmen tebliğ etti. Kazanoka Edvard şu
anda UNPO Yönetim Kurulu Üyesi olup haklarımızı savunuyor.
Son toplantıda Kosova Adigelerine yapılan zulmü de dile
getirdi. Genel Sekreter akli selim sahibi birisidir ve
yararını göreceğimize inanıyorum.
Ne denli barışçı bir halk olduğumuzu ve içinde bulunduğumuz
sorunları, tüm dünya uluslarına anlatmak ve kendimizi
tanıtmak zorundayız. Kafkasya'ya yönelik farklı söylemleri
bahane ederek, Çerkesler Kafkasya'ya dönüp Rusları
kovacaklar diye gazeteler yazıyorlar. Buna inananlar da
vardır. Akıllı olalım. Yapmadığımız şeyleri yapmış veya
yapacakmış gibi anlatıp halkımıza zarar vermeyelim.
Başkaları konuşmadan iş yapıyorlar. Gelin biz de öyle
yapalım. Sunun da bilinmesini istiyorum. Diasporada yasayan
kardeşlerimizin dönmesi burada yaşayan halkların herhangi
birisinin zararına ve kovulmasına sebep olmayacaktır. Buna
ihtiyaç da yoktur. Aksine kardeşçe yasamak vardır.
Ülkelerine geri dönenler için İsrail önemli bir örnektir.
Söylemle dönüş olmaz. Bunun için gereken çalışmalar vardır.
Adigey bu konuda mesafe kat etti. Yasa çıkarttı, birtakım
başkaca hazırlıklar da yapıyor. Rusya yönetimi daha önce bu
konuda olumlu açıklamalar yapmıştı. Açıklamalar sözde
kalmamalı. Tatbikata geçirilmelidir. Kosova'da zor durumda
olan Adigelerin dönüsü için Carim Aslan çok çalışıyor.
Yeltsin de, Primakov da Adigey'in müracaatını olumlu
karşılayıp ilgili yerlere gerekli talimatı verdiler. Simdi
bir kararname bekliyoruz. Bu, bizim için hayati öneme haiz
ve dönüş için iyi bir başlangıç.
Adigey, Khabardey Balkar ve Karaçay Çerkes
Cumhuriyetleri'nin parlamentolarının oluşturduğu ortak
parlamento ilerisi için önemli bir adimdir. DÇB bu yeni
kurum ile siki ilişkiler içinde çalışmak zorundadır. Dönüşle
ilgili yasalar buradan da bir an önce çıkarılmalıdır.
Dil konusu hayati bir sorunumuzdur. Özellikle diasporada
sıkıntı ve yok oluş hızlanmıştır. Dil ve ortak alfabe sorunu
ile tarihimizin yeniden yazılması konusunda bilim
adamlarımız çalışmalara başlamışlardır. Bunu hızlandırmak
zorundayız. Ürdün toplantısında oluşturulan 5 ayrı konuda
çalışacak komiteler çalışmalarına ara vermeden
çalışmalıdırlar. Bu çalışmalar sonucu Adige ve Abhaz
halkları birbirlerine daha da yakınlaşacaklardır.
Kurulması için uğraştığımız televizyonu gerçekleştirip,
yayınlara başlarsak dil ve din konusunda verilecek dersler
yararlı sonuçlar doğuracaktır. Adige Akademisi ve bilim
adamlarımızla başlattığımız birlikte çalışmayı güçlendirerek
sürdürmeye mecburuz.
Geçen yıl Adige Voradlarla ilgili festival yapıldı ve çok
yararlı oldu. Yurt içi ve yurt dışı Adige ve Abhazları'nın
katılacağı festivalleri sık sık yapmalıyız. Özellikle de
gençlere ve sanatçılara yönelik olarak.
UNESCO 1998 yılını "Kafkasya Yılı" ilan etti. Bu nedenle
Rusya Federasyonu yapımcıları Khabardey'de çekimler yapıp
yayımladılar. Adigey'de de çekim bitti. Yakında Sapsığ'da
çekim yapılacak sırasıyla diğer cumhuriyetlerde de çekimler
yapıp yayımlanacak.
DÇB ilk kez bir dergi çıkarttı. "Çerkes Dünyası" adını
verdiğimiz dergi Türkçe, İngilizce ve Rusça çıktı. Üç ayda
bir çıkmaya devam edecek ve sürekli yayın olacak. Bu arada
faks ve internet sistemini kurduk. Artik tüm dünyadaki
insanlarımız ve örgütlerimizle iletişim daha kolay.
Yönetim Kurulu toplantılarının bazılarını Çerkesk dışında
yaptık ve yararlı oldu. Gittiğimiz ülkelerdeki Adige ve
Abhaz kardeşlerimizden bu konuda teklifler aldık, buna devam
etmekte fayda görüyoruz.
Gürcüler, serbest kalıp fırsat buldukları an Abhazya'ya
tekrar saldırabilirler. Bu konuda Rusya Federasyonu ve
uluslararası kuruluşların ve bizlerin uyanık olması
gerekmektedir. Temenni etmem ama, böyle bir olayın vukuu
halinde DÇB ve halklarımız Abhazya'nın yanında yer almaktan
asla kaçınmayacaktır. Bu nedenle öncelikle ambargonun
kaldırılmasını ve 4.4.1994 tarihli antlaşma şartları
dahilinde bir çözümü destekliyoruz.
Bir çok söylentiye neden olan tüzüğümüzün tadiline ilişkin
ortak taleplere açığız. Krasnodar Başkanı ve ev sahibimiz
Sayın Nikolay Kondratenko'dan, Kıyı Boyu Sapsiğ'ın özerklik
sorununun çözümü konusunda olumlu katkı bekliyoruz.
Uluslararası bir organizasyon olan International Allert'in
Soçi'de yaptığı toplantıya Hatko Murat katıldı ve bundan
sonraki toplantılara da katılmakta yarar görüyoruz.
Boris Akbaş'ın faaliyet raporunu okumasından sonra bir çok
konuşmacı söz aldı. Bunlardan bazıları söyle konuştular:
Şanıba Yura:
Son Genel
Kurullara çağrılmadım. Bu sefer beni Boris çağırdı.
Khabardey'deki acının tüm dünyada hissedilmesi birlik
yolunda olduğumuzun kanıtıdır. Okunan faaliyet raporunda söz
konusu edilen çalışmaları beğendim. Zaten Kalmuk Yura
rahmetli bir şey bilmeden Boris'i Moskova'dan getirmedi.
Yura'nın kitabi çok önemlidir. Adige adetlerini ülke yasası
haline getirdi. Yasalara hakimiyeti nedeniyle onu Ruslar da
severdi. Konfederasyon çalışmalıydı. Ama benden sonra
çalışmadı. Bir sıkışma halinde o da yeniden devreye
girecektir. Dağıstan, Oset, Çeçen üçlüsü bir tarafta, bizim
üçlü bir tarafta. Kazaklar bizim konfederasyon olarak
birlikteliğimizden korkuyorlar. Ama biz neden birleşmekten
korkuyoruz. Krasnodar başkanının konuşmasını bir husus hariç
beğendim.
Muhittin Ünal:
Dil konusunda
kendisi de güzel bir konuşma yapan Doğan Özden'in tercümesi
ile:
DÇB nüfus kaybı
çok fazla olan Kuzey Bati Kafkasya'yı esas alıyor. 134
yıldır yok olmama mücadelesi veren Türkiye Çerkesleri olarak
derneklerimizde ayrıma bugüne kadar gitmedik ve bu sayede
ayakta kaldık. Şimdi ikilem içerisindeyiz. DÇB mantığı ile
bakarsak 4 milyon civarında Adige ve Abhaz varız. Kosova'dan
350 kişi getirmekte bu kadar zorlanıyor isek, daha büyük
kitlelerin dönüsü için iki büyük devlet; Rusya Federasyonu
ve Türkiye, sorunu görüşmeler yolu ile anlaşarak çözmelidir.
DÇB ve cumhuriyetlerin yöneticileri bu doğrultuda
çalışmalıdırlar. İlk etapta yeterli dönüş talebi
olmayabilir. O taktirde çifte vatandaşlık ve çifte pasaport
konusu çözümlenmelidir.
Tarih ve ansiklopedi çalışmalarında diaspora bilgileri
dikkate alınmazsa hata yapılır. Adige Araştırma
Enstitüsü'nden iki yıldır Sayın Ihsan Saleh'in de desteği
ile araştırmacılarımızı davet ediyoruz. Çok önemli şeyler
tespit ettiler. Gelecek sene Adigey'den 3, Khabardey'den 2
ve Çerkesk Abazinlerinden 1 kişi davet ederek bu çalışmaları
bitireceğiz. Osmanlı Arşivi yeni açıldı. Oradaki çalışmalar
bitirildikten sonra buradaki bilgiler ile birleştirilmeli.
DÇB veya üç cumhuriyet; Maykop, Nalçik ve Çerkesk
kentlerinde ucuz konaklama pansiyonları tesis etmelidir.
Gecelik 20-40-80 $ vererek dar gelirli insanlarımız buraya
gelemez. Siz 3-5 $ ile konaklama imkanı hazırlayın. Biz size
her ay hemşehrilerimizi, gençleri gönderelim. Göreceksiniz
dönüşe katkısı olacaktır. Toplantılarına katıldığınız
International Allert'in çalışmalarında dikkatli olmalısınız.
Zira, Abhazya'daki 1992 tarihli raporlarının tümü ile yanlı
olduğu kanıtlandı. Abhazya - Güney Osetya ile ilgili
uluslararası organizasyonların raporlarında "zorla
yerlerinden edilenlerin geri dönüsü" şart koşulmaktadır. Bu
şart aynı zamanda 134 yıl önce sürülen bizleri de kapsamaz
mı? Uluslararası hukukçularımıza inceletelim.
Mehdi Çetinbaş:
İstanbul'da kurulu
olan Kafkas Vakfı adına sizleri selamlıyorum. Vakfımız
özellikle din eğitimi ile ilgili önemli hizmetler
vermektedir. Kafkasya'nın muhtelif bölgelerindeki köylerden
gençleri götürüp eğitiyor ve yetiştiriyoruz. Daha sonra geri
dönüp Kur'an Kurslarında görev alıyorlar. Ayrıca Osmanlı
Arşivinden bugüne kadar iki binden fazla arşiv evrakını
kendi arşivimize kazandırdık. Ayrıca James Bell'in çok
önemli bir kitabini yayımladık. Khabardey'de bir enstitü
açtık. Çalışmalarımıza bu doğrultuda devam edeceğiz.
Bu konuşmaları takiben raporların değerlendirilmesine
geçilmiş, yönetim ve denetim kurulları ibra edilmiştir.
DÇB'nin eski yönetim Kurulu tarafından Genel Kurulun iradesi
alınmadan keyfi olarak değiştirilen tüzük maddelerinin tümü
iptal edilmiştir. Kabul edilen yeni şekle göre kişilerin ve
bir ülkeden birden fazla derneğin üyeliğine imkan veren
maddeler kaldırılmış, Genel Sekreterlik ve Danışma Meclisi
Maddeleri iptal edilmiş, derneklerin delege sayıları ve
dağılımı yeniden belirlenmiştir.
Toplantının en son saatlerinde iki yıl süreyle görev yapacak
olan Boris Akbas başkanlığındaki yeni yönetim ve denetim
kurulları seçilmiş, bir çok devlet yöneticisi, kurum ve
kuruluşlara gönderilecek olan kongre çağrı metinleri
benimsenmiş ve kapanış beyannamesi onaylanmıştır.
DÇB Genel Kurulu, yeni kabul edilen DÇB Marşı'nın ayakta
dinlenmesi ile kongre sona ermiştir. |